Masa Başı Çalışmada Duruş ve Eklem Sağlığı
22 Ağustos 2026 · 12 dk
Bu yazıda 09
- 01Masa Başı Çalışma Duruş ve Eklem Sağlığını Nasıl Etkiler?
- 02Masa Başında Ergonomik Çalışma Alanı Nasıl Düzenlenir?
- 03Uzun Süre Oturmada Sık Görülen Eklem Yakınmaları Nelerdir?
- 04Çalışma Sırasında Hareket Araları Nasıl Planlanır?
- 05Masa Başında Hangi Egzersizler Yapılabilir?
- 06Eklem Yakınmalarında Değerlendirme ve Fizik Tedavi Ne Zaman Gündeme Gelir?
- 07Hangi Belirtilerde Hekime Başvurulmalıdır?
- 08Duruş ve Eklem Sağlığını Günlük Yaşamda Destekleyen Alışkanlıklar Nelerdir?
- 09Sık Sorulan Sorular
Özet: Masa başında eklem sağlığını desteklemek, tek bir “ideal” duruşu saatlerce korumak anlamına gelmez. Ergonomik çalışma düzeni, sık pozisyon değişikliği ve düzenli hareket birlikte ele alınmalıdır. Amaç, vücudu sürekli aynı yüklenme biçimine maruz bırakmamaktır.
Masa başı çalışanda duruş ve eklem sağlığı, çalışma alanının düzeni ile oturma süresi, pozisyon değişikliği ve hareket alışkanlıklarının kas-iskelet sistemi üzerindeki ortak etkisidir. Ergonomik sandalye veya doğru ekran yüksekliği önemlidir; ancak çalışma boyunca hareketsiz kalındığında tek başına yeterli değildir.
Sorun çoğu zaman belirgin bir anda başlamaz: Toplantılar uzar, omuzlar öne gelir, boyun ekrana yaklaşır ve gün sonunda kalkarken tutukluk hissedilir. Mesleki oturma ile sağlık risklerini inceleyen çalışmalar 2010’dan 2023’e uzanan 13 yıllık dönemde uzun süreli hareketsizliği ele almıştır (PMID 20837291; PMID 37858149). Bu nedenle duruş, korunması gereken sabit bir pozdan çok, gün içinde düzenli olarak değiştirilmesi gereken bir çalışma biçimi olarak düşünülmelidir.
Masa Başı Çalışma Duruş ve Eklem Sağlığını Nasıl Etkiler?
Masa başı çalışma, aynı oturma duruşu uzun süre korunduğunda omurga ve çevresindeki kasların yük dağılımını değiştirebilir; boyun, bel, omuz ve kalça çevresinde yakınmalara zemin hazırlayabilir. Sorun yalnızca oturmak değildir. Çalışma süresi boyunca duruşun ne kadar değiştiği, hareket sıklığı ve iş istasyonunun kişiye uygunluğu da belirleyicidir.
Örneğin 60 dakikalık kesintisiz bir çalışma boyunca gövde ve eklemler çok az hareket ediyorsa, bazı kaslar sürekli düşük düzeyde çalışırken bazı bölgeler uzun süre hareketsiz kalır. Bu durum tek başına hastalık ya da doku hasarı anlamına gelmez; ancak tekrarlandığında kas-iskelet yakınmalarıyla ilişkili olabilir. Sedanter ofis çalışanlarında oturma davranışı ile bel ağrısı arasındaki ilişkiyi inceleyen çalışmalar da bu ilişkinin yalnızca “doğru” veya “yanlış” duruşla açıklanamayacağını gösterir (PMID 31422243 — Low back pain and its relationship with sitting behaviour among sedentary office workers (2019)).
Masa başı çalışanlarda yük dağılımını etkileyen başlıca durumlar şunlardır:
- Başın öne taşınması: Ekrana yaklaşma eğilimi, boyun ve omuz kuşağı kaslarının çalışma biçimini değiştirebilir.
- Bel desteğinin kaybolması: Sandalyede öne kayarak oturma, gövde yükünün bel ve kalça çevresinde farklı dağılmasına yol açabilir.
- Omuzların sürekli öne kapanması: Klavye ve fareye uzanmak, omuz çevresinde gerginlik ve yorgunluk hissi oluşturabilir.
- Kalça ve dizlerin uzun süre aynı açıda kalması: Hareketsizlik, eklem çevresinde tutukluk hissini ve ayağa kalkarken zorlanmayı belirginleştirebilir.
- Tekrarlayan el-fare hareketleri: El bileği, dirsek ve ön kol dokularında birikimli yük oluşturabilir.
- Duruşun hiç değişmemesi: Ergonomik görünen bir pozisyon bile sürekli korunduğunda rahatsızlık yaratabilir.
Bu nedenle eklem sağlığı açısından temel ayrım “mükemmel duruş” ile “hatalı duruş” arasında değildir. Asıl önemli nokta, çalışma sırasında aynı pozisyona ne kadar süre maruz kalındığı ve duruşun hareketle çeşitlendirilip çeşitlendirilmediğidir. İşe bağlı kas-iskelet sorunlarına ilişkin boylamsal çalışmaların sistematik incelemesi de fiziksel yüklenmenin yanında iş düzeni ve kişisel etkenlerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtir (PMID 19753591 — Risk factors for work-related musculoskeletal disorders: A systematic review of recent longitudinal studies (2010)).
Masa Başında Ergonomik Çalışma Alanı Nasıl Düzenlenir?
Ergonomik çalışma alanı, sandalye ve masanın çalışanın beden ölçülerine göre ayarlanmasıyla düzenlenir. Ayakların desteklenmesi, bel boşluğunun korunması, dirseklerin gövdeye yakın tutulması ve ekranın doğrudan karşıya yerleştirilmesi temel adımlardır. Amaç tek bir “doğru duruşu” sürekli korumak değil, eklemlerde gereksiz yük oluşturmayan ve pozisyon değiştirmeye izin veren bir çalışma düzeni kurmaktır.
Ayarlamaya sandalyeden başlanması, masa ve ekran yüksekliğinin buna göre belirlenmesini kolaylaştırır:
- Ayaklar: Tabanlar zemine bütünüyle basmalıdır. Sandalye yükseltildiğinde ayaklar havada kalıyorsa sabit bir ayak desteği kullanılabilir.
- Dizler ve kalçalar: Dizler yaklaşık 90–100 derece bükülü, kalçalar ise dizlerle aynı seviyede ya da biraz yukarıda tutulabilir.
- Bel desteği: Sandalyenin sırt bölümü belin doğal içe kıvrımını desteklemelidir. Oturma yüzeyi, diz arkasına baskı yapmamalıdır.
- Dirsekler ve bilekler: Dirsekler gövdeye yakın ve yaklaşık 90 derece konumlanmalıdır. Klavye ile fareye uzanmak için omuzların öne taşınması gerekmemelidir.
- Ekran: Monitör doğrudan karşıda bulunmalı; üst kenarı göz hizasına yakın ayarlanmalıdır. Ekranın yana yerleştirilmesi, boynun çalışma boyunca aynı yöne dönük kalmasına neden olabilir.
- Sık kullanılan araçlar: Telefon, not defteri ve fare gibi araçlar ön kol uzanma alanında tutulmalıdır. Tekrarlayan uzanma hareketleri böylece azaltılabilir.
Ofis ergonomisi yalnızca masa ve sandalyenin standart ölçülerine değil, çalışma alanı ile kişinin beden ölçüleri arasındaki uyuma dayanır. Bu nedenle “ergonomik” etiketi taşıyan bir sandalye, ayarları kullanıcıya uygun değilse tek başına yeterli değildir. Ölçülebilir ve kişiye göre yapılan düzenlemelerin önemi, ofis ergonomisi literatüründe de vurgulanır (PMID 10818828 — Occupational sitting and health risks: a systematic review (2010)).
Uzun Süre Oturmada Sık Görülen Eklem Yakınmaları Nelerdir?
Uzun süre oturmada bel, boyun, omuz, kalça ve diz çevresinde ağrı, tutukluk veya hareketle açılan sertlik sık görülür. Sürekli aynı duruşta kalmak, eklemlerin kendisinden çok çevredeki kas ve yumuşak dokularda yük birikmesine yol açabilir. Yakınmanın yeri ve şiddeti, çalışma düzenine ve kişisel sağlık durumuna göre değişir.
Sık görülen yakınmalar bölgelere göre şöyle ayrılabilir:
- Boyun ve omuz çevresi: Başın öne taşındığı duruşta ense sertliği, omuzlarda ağırlık hissi ve kürek kemikleri arasında ağrı gelişebilir.
- Bel bölgesi: Uzayan oturma süresiyle belde künt ağrı, doğrulurken zorlanma veya kısa bir hareketten sonra hafifleyen tutukluk görülebilir. Sedanter ofis çalışanlarını inceleyen 2019 tarihli bir çalışma, bel ağrısı ile oturma davranışı arasındaki ilişkiyi değerlendirmiştir: Low back pain and its relationship with sitting behaviour among sedentary office workers (PMID 31422243).
- Kalça çevresi: Kalçanın uzun süre bükülü kalması; kasıkta, kalçanın yanında veya arka bölümünde gerginlik hissi oluşturabilir.
- Dizler: Dizlerin sürekli bükülü tutulması, özellikle ayağa kalkarken ön dizde sertlik ya da rahatsızlık hissiyle kendini gösterebilir.
- El ve el bilekleri: Klavye ve fare kullanımı sırasında bileğin sabit veya açılı kalması; el, ön kol ve dirsek çevresinde ağrıya eşlik edebilir.
Bu belirtiler her zaman doğrudan bir eklem hastalığı anlamına gelmez. Yakınmanın yalnız otururken mi ortaya çıktığı, hareketle nasıl değiştiği, gece sürüp sürmediği ve uyuşma ya da güç kaybının eşlik edip etmediği değerlendirmede ayrım sağlayan bilgilerdir.
Çalışma Sırasında Hareket Araları Nasıl Planlanır?
Hareket araları, uzun süre kesintisiz oturmayı önleyecek biçimde çalışma takvimine yerleştirilmelidir. Başlangıç için her 30–60 dakikada bir ayağa kalkmak, kısa süre yürümek veya çalışma pozisyonunu değiştirmek uygulanabilir bir düzendir. Araların sıklığı; eklem yakınmalarına, yapılan işe ve kişinin hareket kapasitesine göre ayarlanmalıdır.
Amaç uzun bir egzersiz seansı yapmak değil, sürekli oturma süresini düzenli aralıklarla bölmektir. Mesleki oturma davranışı ve sağlık risklerini inceleyen sistematik derleme, uzun süreli oturmanın çalışma yaşamında ayrıca ele alınması gereken bir davranış olduğunu belirtir (PMID 20837291 — Occupational sitting and health risks: a systematic review, 2010).
Hareket araları şu şekilde planlanabilir:
- Telefon veya takvim hatırlatıcısı 30–60 dakikalık aralıklarla kurulabilir.
- Çevrim içi toplantılar arasında birkaç dakikalık geçiş süresi bırakılabilir.
- Telefon görüşmesinin uygun bölümü ayakta yapılabilir.
- Yazıcıya, suya veya başka bir çalışma alanına yürümek doğal hareket fırsatına çevrilebilir.
- Yoğun çalışma sırasında süre unutuluyorsa ara, görev bitimine değil belirli bir saate bağlanabilir.
Tek bir “doğru” aralık yoktur. Bel, boyun, omuz veya dizlerde rahatsızlık daha erken başlıyorsa hareket zamanı da erkene çekilebilir. Kısa fakat düzenli aralar, gün sonunda yapılacak tek bir uzun çalışmanın yerine geçmez; gün içindeki kesintisiz oturma bloklarını azaltmaya yardımcı olur.
Masa Başında Hangi Egzersizler Yapılabilir?
Masa başında boyun, omuz, el bileği, sırt, kalça ve ayak bileğini nazikçe hareket ettiren kısa egzersizler yapılabilir. Hareketler ağrısız aralıkta, yavaş ve kontrollü uygulanmalı; uzun süre aynı pozisyonda kalan bölgeleri sırayla devreye sokmalıdır. Her hareket için 5-10 tekrar ya da 20-30 saniyelik uygulama, başlangıç için pratik bir çerçeve sunar.
Çalışma alanından ayrılmadan uygulanabilecek egzersizler şunlardır:
- Boyun hareketi: Baş dik tutulurken çene hafifçe geriye alınır. Boyun öne eğilmeden 5 saniye beklenir ve gevşetilir.
- Omuz ve kürek kemiği hareketi: Omuzlar kulaklardan uzaklaştırılır; kürek kemikleri arkada birbirine yaklaştırılıp bırakılır.
- Gövde dönüşü: Ayaklar zemindeyken gövde, sandalye üzerinde küçük bir hareket açıklığıyla sağa ve sola çevrilir. Belden zorlayarak dönülmez.
- El ve el bileği egzersizleri: Eller açılıp kapatılır; bilekler yavaşça yukarı, aşağı ve iki yana hareket ettirilir.
- Diz açma: Sandalyede dik otururken bir diz kontrollü biçimde uzatılır, kısa süre tutulur ve indirilir. Ardından diğer bacağa geçilir.
- Ayak bileği pompası: Topuk yerdeyken ayak parmakları kaldırılır; sonra parmaklar yerde tutulup topuk kaldırılır.
İş yeri egzersizlerini inceleyen 2022 tarihli sistematik derleme, düzenli çalışma yeri egzersizlerinin ofis çalışanlarındaki kas-iskelet sistemi yakınmalarının yönetimine katkı sağlayabileceğini bildirmektedir (PMID 35105632 — Effectiveness of workplace exercise interventions in the treatment of musculoskeletal disorders in office workers: a systematic review (2022)).
Egzersiz sırasında keskin ağrı, uyuşma, belirgin güç kaybı veya baş dönmesi gelişirse hareket sürdürülmemelidir. Yakınması bulunan çalışanlarda egzersizin türü, hareket açıklığı ve tekrar sayısı fizik tedavi ya da ortopedi değerlendirmesine göre kişiselleştirilebilir.
Eklem Yakınmalarında Değerlendirme ve Fizik Tedavi Ne Zaman Gündeme Gelir?
Eklem yakınmaları dinlenmeyle azalmıyor, tekrarlıyor veya çalışma ve günlük hareketleri kısıtlıyorsa klinik değerlendirme gündeme gelir. Muayenede ağrının yeri, süresi, hareketle ilişkisi, kas gücü ve eklem hareket açıklığı incelenir. Fizik tedavi; saptanan soruna, kişinin iş yüküne ve işlev kaybına göre planlanabilir.
Değerlendirme yalnız ağrının şiddetine dayanmaz. Örneğin ağrı 0–10 ölçeğinde düşük görünse bile klavye kullanmayı, merdiven çıkmayı veya omuz hizasına uzanmayı sürekli güçleştiriyorsa işlevsel açıdan önem taşıyabilir. Şu durumlar değerlendirme gereksinimini destekler:
- Yakınmanın çalışma sırasında düzenli olarak tekrarlaması
- Boyun, omuz, bel, dirsek veya el bileği hareketlerinde kısıtlılık gelişmesi
- Ergonomik düzenlemeye ve hareket aralarına rağmen yakınmanın sürmesi
- Aynı bölgede sık tekrarlayan kas gerginliği veya eklem çevresi hassasiyeti
- Günlük çalışma süresinin, oturma biçiminin ya da belirli hareketlerin belirtileri belirginleştirmesi
Muayenede duruş tek başına değil; çalışma düzeni, ekran ve masa yüksekliği, tekrarlayan hareketler, önceki yaralanmalar ve eşlik eden hastalıklarla birlikte ele alınır. Her yakınmada görüntüleme gerekmez. Hekim, muayene bulgularına göre röntgen, ultrason veya manyetik rezonans gibi yöntemlerin değerlendirmeye katkı sağlayıp sağlamayacağına karar verir.
Fizik tedavi programı; eklem hareketini korumaya, kas dayanıklılığını artırmaya ve çalışma sırasında yük dağılımını düzenlemeye yönelik egzersizler içerebilir. Ofis çalışanlarında iş yeri egzersizlerinin kas-iskelet sistemi yakınmaları üzerindeki etkisini inceleyen sistematik derleme, programların kişiye ve yakınmanın bulunduğu bölgeye göre yapılandırılması gerektiğini destekler: Effectiveness of workplace exercise interventions in the treatment of musculoskeletal disorders in office workers: a systematic review (2022), PMID 35105632.
Egzersiz sırasında ağrının belirgin artması, yeni hareket kaybı oluşması veya yakınmanın farklı bir bölgeye yayılması durumunda program yeniden değerlendirilir. Fizik tedavi, standart bir egzersiz listesinden çok muayene bulgularına göre düzenlenen ve yanıt izlendikçe güncellenen bir süreçtir.
Hangi Belirtilerde Hekime Başvurulmalıdır?
Masa başı çalışanda ağrı dinlenmeye rağmen sürüyor, giderek artıyor veya günlük hareketleri kısıtlıyorsa hekim değerlendirmesi gerekir. Boyun, bel ya da eklem yakınmasına uyuşma, güç kaybı, belirgin şişlik veya hareket kaybı eşlik etmesi; sorunun yalnızca duruş ve ergonomik düzenlemelerle açıklanamayabileceğini düşündürür.
Bir yakınmanın bilgisayar kapandıktan sonra da devam etmesi önemli bir ayrıntıdır. Özellikle aşağıdaki belirtilerde ortopedi ve travmatoloji ya da ilgili uzmanlık alanında değerlendirme planlanabilir:
- Tekrarlayan veya sürekli hâle gelen boyun, sırt, bel, omuz, dirsek ya da el bileği ağrısı
- Eklemi kullanmayı, yürümeyi, merdiven çıkmayı veya uyumayı zorlaştıran yakınmalar
- Kolda, elde, bacakta ya da ayakta uyuşma, karıncalanma veya güçsüzlük
- Eklemde belirgin şişlik, kızarıklık, ısı artışı veya hareket kısıtlılığı
- Düşme, çarpma ya da ters hareket sonrasında başlayan ve azalmayan ağrı
- Ergonomik düzenleme, hareket araları ve uygun egzersizlere rağmen tekrarlayan şikâyetler
Ağrının seyri not edildiğinde muayene daha anlamlı hâle gelir. Ağrının 0–10 ölçeğindeki şiddeti, hangi hareketle arttığı, gece uykudan uyandırıp uyandırmadığı ve uyuşmanın hangi bölgeye yayıldığı kaydedilebilir. Hekim bu bilgilerle fizik muayene, görüntüleme veya fizik tedavi gereksinimini birlikte değerlendirir.
Bazı belirtiler beklemeye uygun değildir:
- Ani gelişen kol veya bacak güçsüzlüğü, yüz kayması ya da konuşma bozukluğunda 112 aranmalıdır.
- Travma sonrası belirgin şekil bozukluğu, eklemi kullanamama veya hızla artan şişlikte acil değerlendirme gerekir.
- Ateşle birlikte kızarık, sıcak ve şiş bir eklem varsa aynı gün sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.
- İdrar ya da dışkı kontrolünde yeni kayıp ile kasık çevresinde uyuşma, acil değerlendirme gerektirir.
Bu bulgular tek başına belirli bir tanıyı göstermez. Ama “biraz daha oturunca geçer” diye ertelenmemesi gereken durumları işaret eder.
Duruş ve Eklem Sağlığını Günlük Yaşamda Destekleyen Alışkanlıklar Nelerdir?
Duruş ve eklem sağlığını desteklemek için gün boyunca farklı pozisyonlara geçmek, düzenli uyumak, yükleri dengeli taşımak ve günlük işleri tek yönlü zorlanma oluşturmadan yapmak gerekir. Masa başı çalışanlar için amaç, sürekli “dik durmaya” çalışmak değil; oturma, ayakta durma ve hareket arasında sürdürülebilir bir denge kurmaktır.
Günlük yaşamda şu alışkanlıklar uygulanabilir:
- Pozisyonu çeşitlendirmek: Telefon görüşmesini ayakta yapmak, kısa mesafelerde yürümek ve ev işlerini bölerek tamamlamak, aynı duruşun uzun süre korunmasını önler.
- Uykuyu düzenlemek: Yetişkinler için genel uyku hedefi gecede 7–9 saattir. Düzenli uyku, fiziksel toparlanmayı ve ertesi gün hareket kapasitesini destekler.
- Yükü dengeli taşımak: Bilgisayar çantası veya alışveriş poşeti sürekli aynı tarafta taşınmamalıdır. Yük iki ele bölünebilir ya da iki omuz askılı çanta kullanılabilir.
- Ekran dışındaki duruşu da izlemek: İşten sonra telefona uzun süre aşağı bakmak, çalışma masasındaki ergonomik düzenle kazanılan rahatlığı azaltabilir. Telefon mümkün olduğunca göz hizasına yaklaştırılabilir.
- Ayakkabı seçimini yapılan işe göre belirlemek: Uzun süre ayakta kalınacak günlerde ayağı sıkan, tabanı aşınmış veya dengeyi zorlaştıran ayakkabılar yerine ayağa uygun seçenekler tercih edilebilir.
- Egzersizleri günlük rutine bağlamak: Masa başı egzersizleri yalnız yakınma başladığında değil, düzenli bir alışkanlık olarak planlandığında daha sürdürülebilir olur.
Yeni alışkanlıkların tamamını aynı anda uygulamak zor olabilir. Her hafta bir davranışı değiştirmek—örneğin çantayı iki omuzda taşımak veya telefon görüşmelerinde ayağa kalkmak—duruş farkındalığını günlük yaşamın doğal bir parçasına dönüştürebilir.
Sık Sorulan Sorular
Masa başında çalışanlar nasıl oturmalıdır?
Masa başı çalışanlar, baş ve gövdeyi öne taşımadan, sırtı destekleyerek ve ayakları zemine basarak oturmalıdır. Dirsekler gövdeye yakın, ekranın üst bölümü göz hizasına yakın olmalıdır. Tek bir “kusursuz” duruşu sürekli korumak yerine oturma şeklini değiştirmek ve düzenli hareket etmek önemlidir.
Uzun süre masa başında çalışmanın zararları nelerdir?
Uzun süre kesintisiz oturma; boyun, sırt, bel, omuz ve el bileği çevresinde ağrı veya tutuklukla ilişkili olabilir. Hareketsizlik ve uygun olmayan ergonomik düzen, kas-iskelet sistemi üzerindeki yükü artırabilir. Yakınmalar yalnızca duruştan kaynaklanmayabileceği için sürekli ağrı tıbbi değerlendirme gerektirir.
Masa başında hangi egzersizler yapılabilir?
Masa başında omuzları geriye çevirme, boynu rahat hareket aralığında sağa-sola döndürme, kürek kemiklerini birbirine yaklaştırma ve ayak bileklerini hareket ettirme egzersizleri yapılabilir. Kısa yürüyüşler de uzun oturma süresini bölmeye yardımcı olur. Egzersizler ağrı sınırına zorlanmadan, kontrollü şekilde uygulanmalıdır.
Masa başında hangi işler yapılabilir?
Bilgisayar kullanımı, yazma, okuma, çevrim içi toplantı ve telefon görüşmesi gibi işler masa başında yapılabilir; ancak çalışma düzeni aynı duruşu sürekli korumayı gerektirmemelidir. Telefon görüşmesini ayakta yapmak veya bazı görevleri kısa hareket aralarıyla bölmek oturma süresini azaltabilir. Ergonomik düzen, yapılan işe ve kişinin fiziksel özelliklerine göre ayarlanmalıdır.
Masa başında kaç dakikada bir hareket edilmelidir?
Uzun oturma dönemlerini yaklaşık 20-30 dakikada bir kısa hareketlerle bölmek pratik bir çalışma düzeni sağlayabilir. Ayağa kalkmak, birkaç adım yürümek veya duruşu değiştirmek yeterli bir başlangıçtır. Kişisel sağlık durumu ve iş koşulları farklı olduğundan hareket sıklığı gerektiğinde fizyoterapist ya da hekimle planlanabilir.
Bir egzersiz hareketi kaç saniye sürdürülmelidir?
Germe hareketleri çoğu kişi için zorlamadan yaklaşık 10-20 saniye sürdürülebilir. Hareket sırasında nefes tutulmamalı; keskin ağrı, uyuşma veya baş dönmesi oluşursa egzersiz sonlandırılmalıdır. Uygun süre ve tekrar sayısı yaşa, hareket kapasitesine ve mevcut yakınmalara göre değişir.
Masa başı çalışmaya bağlı eklem ağrısı ne zaman değerlendirilmelidir?
Eklem ağrısı sürekli hale geliyorsa, giderek artıyorsa veya hareketi ve günlük çalışmayı kısıtlıyorsa hekim değerlendirmesi gerekir. Şişlik, kızarıklık, belirgin güç kaybı, uyuşma ya da yakın zamanda yaşanan travma eşlik ediyorsa değerlendirme ertelenmemelidir. Bu bilgiler tıbbi tanı yerine geçmez; ağrının nedeni muayene ve gerekli görülen incelemelerle belirlenir.